“Türk Milleti” Dememek İçin 40 Takla Attı
Yavuz Ağıralioğlu’ndan Kelime Cambazlığı
Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı bir düğündeki konuşmasında yine dikkat çekici bir performansa imza attı. Ancak bu kez dikkat çeken şey söyledikleri değil, özellikle söylememek için gösterdiği olağanüstü çaba oldu. “Türk milleti” dememek adına sergilenen kelime cambazlığı, izleyenlere adeta sözlü bir akrobasi gösterisi sundu.
Ağıralioğlu, konuşmasında aile, yuva, ev, evlat, ana-baba, devlet gibi kavramların etrafında defalarca dolandı. Ev kurmaktan bahsetti, yuva dedi, aile dedi, devlet dedi… Ancak ne hikmetse bütün bu kavramların doğal olarak bağlanması gereken yere, yani Türk milletine, bir türlü gelemedi. Cümleler uzadıkça uzadı, anlam dolambaçlı yollara saptı ama o kelime özellikle es geçildi.
“Ev kuruyorsak aileyiz, aileysek devletiz” gibi süslü ama muğlak ifadelerle verilen mesaj, içeriğinden çok kaçındığı tanımıyla konuşuldu. Bir evlattan iki evlada, bir aileden iki aileye uzanan anlatım; kulağa hoş gelen ama asıl bağlamı özellikle boş bırakılan bir masal anlatısını andırdı.
Oysa mesele son derece basitti. Millet denilecekti, adıyla söylenecekti. Ama Ağıralioğlu, millet kavramını sahiplenmek yerine onu soyutlaştırmayı, sulandırmayı ve mümkünse görünmez kılmayı tercih etti. Bu tercih, siyasi nezaket değil; açık bir irade kaçışı olarak yorumlandı.
Neticede ortaya; ne tam olarak millet diyen, ne de milletsiz bir devletin mümkün olup olmadığını açıklayabilen bir konuşma çıktı. Çok söz vardı, çok benzetme vardı ama adını koyma cesareti yoktu.
Kısacası Ağıralioğlu, Türk milleti dememek için gerçekten 40 takla attı. Atlarken de kelimeleri yordu, anlamı dolandırdı, mesajı bulandırdı. Geriye ise izleyenin zihninde tek bir soru kaldı:
Bu kadar dolanmak kime, neden?