Bebek Katilinden Hediye Aldı
55 bin insanın ölümünden sorumlu, binlerce askerin, polisin, korucunun, öğretmenin, köylünün; bebeklerin, çocukların, sivillerin kanı üzerinden yükselmiş bir terör figüründen “hediye” almak siyasi bir gaf değil, tarihsel bir utançtır
Bu ülkede 55 bin can toprağa düşmüşken,
on binlerce ev ocağı sönmüşken,
şehit mezarları hâlâ tazeyken
bir siyasetçinin çıkıp da:
“Bana kilim hediye etti”
cümlesini rahatça kurabilmesi, toplumun vicdanıyla bağın koptuğunu gösterir.
Bu bir kilim değildir.
Bu, 55 bin insanın üzerinden geçirilmiş bir semboldür.
Hele ki yıllarca:
“Bebek katili” söylemini siyasetinin merkezine koymuş,
milliyetçilik iddiasıyla oy istemiş,
şehitler üzerinden sert dil kurmuş bir Devlet Bahçeli için
bu tablo iki kat daha ağırdır.
Çünkü burada sadece bir çelişki yoktur;
inkâr edilmiş bir geçmiş, silinmeye çalışılan bir hafıza vardır.
Toplum şu soruyu sormakta sonuna kadar haklıdır:
55 bin insanın ölümünden sorumlu bir isimden gelen hediyeyi kabul eden bir siyasi akıl, yarın hangi sınırı “normal” sayacaktır?
Bu ne barıştır,
ne diyalogdur,
ne devlet ciddiyetidir.
Bu, acıların üstünü örtmektir.
Bu, faili sembollerle aklamaktır.
Bu, şehit ailelerine sırt çevirmektir.
Ve bu mesele parti be devlet meselesi değildir.
Bu, hafıza, vicdan ve tutarlılık meselesidir.